DEHB Bir "Yaramazlık" Değil, Nörolojik Bir Farklılıktır
Toplumda sık sık hareketli ve yerinde duramayan her çocuğa "hiperaktif" etiketi yapıştırılır. Oysa Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), sadece yaramazlık yapmak demek değildir; beynin kendini frenleme (dürtü kontrolü) mekanizmasının yaşıtlarına göre daha yavaş gelişmesidir. Bu çocuklar içlerinden gelen sese "Dur!" diyemedikleri için sınıfta izinsiz konuşur, sırasını bekleyemez veya çok basit hatalar yaparlar.
DEHB Olan Çocuğa Nasıl Davranılmalı?
Bu çocukların en büyük ihtiyacı kızgınlık veya etiketlenme değil, anlaşılmak ve sınırların belirgin olarak çizilmesidir:
- Kısa ve Net Komutlar: "Odanı topla" yerine, "Lütfen sadece oyuncak arabalarını kutuya at" şeklinde küçük hedefler verin.
- Göz Teması Kurun: DEHB'li çocukla konuşurken mutlaka göz hizasına inin, fiziksel temas kurun ve dinlediğinden emin olduktan sonra talimat verin.
- Hareket İhtiyacını Karşılayın: Enerjisini boşaltması için bir ceza olarak değil, bir ihtiyaç olarak hareket alanları (park, spor) yaratın.
Oyun Terapisi DEHB Semptomlarını Nasıl Hafifletir?
Tıbbi destek süreçlerinin yanında psikoterapi de vazgeçilmezdir. Özellikle Oyun Terapisi süreçlerinde hiperaktif çocuklar; kurallara uymayı, sırasını beklemeyi (otokontrol), hüsranla baş etmeyi ve en önemlisi "yapamıyorum" inancı yerine başarı duygusunu tatmayı öğrenirler. Kum terapisi ve sanat gibi yönlendirici materyaller, çocuğun dikkat süresini (concentration span) organik olarak uzatır.
Okulda sürekli "şımarık" veya "haylaz" damgası yiyen çocuğunuzun bozulan ruhsal dengesini onarmak için Ankara pedagog randevu sayfamızdan destek talebinde bulunabilirsiniz.

