Ergenlik Kaprisleri mi, Depresyon Sinyalleri mi?
Ergenlik başlı başına fırtınalı bir büyüme, bedeni tanıma ve kimlik inşası dönemidir. Çoğu zaman bir odanın kapısının sertçe çarpılması, kulaklıkla dünyadan soyutlanma veya kısa cevaplar verme "normal ergen davranışı" olarak kabul edilir. Ancak bu davranışların arkasına gizlenmiş sinsi bir tehlike olabilir: Ergenlik Depresyonu.
Ergenlerde Depresyon Belirtileri
Yetişkinlerdeki depresyon genellikle tükenmişlik ve sürekli ağlama hissi ile kendini belli ederken, ergen depresyonu çok daha maskelidir. Şiddetli ve maskeli ergen depresyonunun en keskin farklılıkları şunlardır:
- Aşırı Öfke ve Tahammülsüzlük: Üzüntü yerine sürekli bir sinirlilik, en ufak bir sese bile patlama hali.
- Akademik Çöküş: Başarılı bir öğrencinin aniden dersleri bırakması, okul devamsızlıkları.
- Riskli Davranışlara Eğilim: Madde kullanımı eğilimi, rastgele veya tehlikeli ilişkiler.
- Fiziksel Şikayetler: Sürekli tekrarlayan, doktorların fiziksel bir neden bulamadığı şiddetli baş ve mide ağrıları.
Ebeveyn Olarak Ne Yapmalısınız?
Kapıyı kilitli tuttuğunda zorla girmek, "Sana ne oldu eskiden sen böyle değildin" gibi suçlayıcı diller kullanmak o kapıyı kalıcı olarak kilitler.
Onunla empati kurarak konuşmayı deneyin: "Son zamanlarda çok stresli ve omuzlarında ağır bir yük olduğunu hissediyorum. Konuşmak istemeyebilirsin ama bil ki yanındayım." Bu güven veren mesaj, eleştirilmekten korkan ergeni rahatlatır.
Ergen Terapisinin Önemi
Ergenler genellikle sivilcelerinden, vücut imajından veya arkadaş gruplarında yaşadıkları akran zorbalığından ebeveynlerine (özellikle yargılanacaklarını düşündükleri için) bahsetmezler. Tarafsız, yargılamayan bir Ergen ve Aile Terapisine başvurmak, onları kendi çıkmazlarından kurtaracak en sağlam merdivendir.

