Bilgi ve Randevu 0 553 843 48 60

Lohusalıkta Anneye Nasıl Destek Olunur? Lohusa Hüznü, Depresyon ve Gerçek Destek

Kısa cevap

Lohusalıkta anneye destek; öğüt vermek değil, dinlemek, yargılamamak ve pratik yük almaktır: yemek, ev düzeni ve bebeği alıp annenin uyumasına ya da banyo yapmasına zaman açmak. Doğum sonrası depresyon sanıldığından yaygındır; daha önce depresyon yaşamamış sağlıklı annelerde bile bir meta-analizde oran %17 bulundu ve sosyal destek eksikliği bilinen risk etkenlerinden biri. Annenin keyifsizliği geçmiyor ve günlük hayatı zorlaştırıyorsa önce doktoruna başvurulmalı; kendine ya da bebeğe zarar verme düşüncesinde hemen 112 aranmalı.

Loş ve sakin bir odada küçük bir yatak, üzerinde oyuncak ayı, pencere önünde çiçekler

"Bebek Nasıl?" Sorusunun Gölgesinde Kalan Soru

Bir bebek doğar, herkes "hoş geldin" der. Ziyaretler, hediyeler, bebeğin kime benzediği üzerine sohbetler... Ama çoğu zaman kimse şunu sormaz: "Anne nasıl?"

Sıla Tiran Başbuğ kısa bir videoda lohusalığın bu görünmeyen yanını anlatıyor. Bu yazı, lohusalığın neden bu kadar kırılgan bir dönem olduğunu, lohusa hüznü ile lohusa depresyonu arasındaki farkı, destek gibi görünen ama yük olan cümleleri, gerçek desteğin nasıl olduğunu ve ne zaman doktora başvurulması gerektiğini topluyor.

Video özeti: Videoda bebek doğduğunda herkesin bebeği sorduğu ama çoğu zaman kimsenin "Anne nasıl?" diye sormadığı anlatılıyor: lohusalık bedenin toparlandığı, uykusuzluğun, hormon değişikliklerinin ve yeni bir kimliğin aynı anda yaşandığı kırılgan bir dönemdir ve destek olmadığında yalnızlık, yetersizlik ve tükenmişlik artabilir. "Ben büyüttüm, sen de büyütürsün", "Sütün yetiyor mu?" gibi yargılayıcı cümlelerin destek değil yük olduğu söyleniyor. Gerçek destek olarak dinlemek, yargılamamak, yemek ve ev düzeni gibi pratik yardım ve bebeği alıp anneye dinlenme zamanı açmak öneriliyor: bir bebek büyütmek için bir sistem gerekir.

Çocuğunuzla ilgili aklınıza takılan bir soru mu var? Kısa bir mesajla sorabilirsiniz.WhatsApp'tan Yazın

Lohusalık Neden Bu Kadar Kırılgan Bir Dönem?

Lohusalık yalnızca bedenin toparlandığı bir iyileşme süreci değildir. Aynı anda uykusuzluk, hızla değişen hormonlar, emzirmenin getirdiği yorgunluk ve belki de en zoru, yeni bir kimlik gelir: annelik. Yani bir kadın aynı anda hem bedensel hem duygusal olarak en kırılgan dönemlerinden birini yaşar.

Destek olmadığında anne kendini yalnız hissedebilir, yetersizlik düşünceleri artabilir ve tükenmişlik başlayabilir. Kendini iyi hissedemeyen bir anne bebeğiyle bağ kurmakta da zorlanabilir. Bu yüzden anneye iyi gelen her şey, dolaylı olarak bebeğe de iyi gelir.

Lohusa Hüznü mü, Lohusa Depresyonu mu?

Doğumdan sonraki ilk günlerde pek çok anne nedensiz ağlama, duygusal dalgalanma, kaygı ve huzursuzluk yaşar. Halk arasında "lohusa hüznü" denen bu durum çoğu zaman kısa sürer ve dinlenme ve destekle hafifler. Lohusa depresyonu ise farklıdır: haftalarca süren çökkünlük, eskiden keyif veren şeylerden keyif alamama, bebek uyurken bile uyuyamama, iştahta belirgin değişiklik, değersizlik ve suçluluk duyguları, bebekle bağ kuramadığını hissetme.

Doğum sonrası depresyon sanıldığından yaygındır. 1990'larda yapılmış 84 çalışmayı birleştiren bir meta-analizde kadınların yaklaşık %13'ünün doğum sonrası depresyon yaşadığı belirtiliyor; en güçlü risk etkenleri arasında gebelikte depresyon ve kaygı, bebek bakımına bağlı stres, hayat stresi, sosyal destek eksikliği, eşle ilişki ve lohusa hüznü yer alıyor (Beck, 2001). Daha önce depresyon öyküsü olmayan ve sağlıklı bebek doğuran annelerle yapılan 58 çalışmalık daha yeni bir meta-analizde ise doğum sonrası depresyon oranı %17 bulundu ve bu oran öyküsü olan annelerdekine benzerdi (Shorey ve ark., 2018). Yani "bende olmaz" diye düşünülecek bir durum değil.

Önemli: Lohusa depresyonu annenin zayıflığı ya da "iyi anne olmamak" değildir. Değerlendirilmesi ve desteklenmesi gereken bir sağlık durumudur.

Destek Gibi Görünen Ama Yük Olan Cümleler

  • "Ben büyüttüm, sen de büyütürsün." Annenin zorlanmasını küçümser; yardım istemeyi zorlaştırır.
  • "Abartma, herkes yapıyor." Duyguyu geçersiz kılar; anne yaşadığını saklamayı öğrenir.
  • "Sütün yetiyor mu? Bu çocuk doyuyor mu?" Yargılayıcı sorular, zaten kendini sorgulayan anneye yeni bir şüphe ekler.
  • "O uyuyunca sen de uyu." İyi niyetli ama çoğu zaman gerçekçi değildir; ev işleri, ziyaretçiler ve diğer çocuklar varken bu cümle bir başka "yapamadığın şey" listesine dönüşebilir.

Sıla Tiran Başbuğ'un videoda altını çizdiği gibi, anneler bu dönemde sürekli eleştirilir ve kendilerine alan bırakılmaz. Bu cümleler destek değil, yük olur.

Gerçek Destek Nasıl Olur?

  • Dinlemek, çözüm vermeden: "Zor bir gün müydü? Anlatmak ister misin?" Her duygunun hemen bir öneriye ihtiyacı yoktur.
  • Yargılamamak: Emzirme, uyku, bebeğin giydirilmesi üzerine "bizim zamanımızda" karşılaştırmaları yerine annenin kararlarına güvenmek.
  • Pratik yardım: Yemek getirmek, bulaşığı yıkamak, çamaşırı katlamak, büyük kardeşle ilgilenmek. Sormak yerine yapmak: "Ne yapabilirim?" yerine "Akşam yemeğini ben getiriyorum."
  • Dinlenme alanı açmak: Bazen bir annenin ihtiyacı olan öğüt değil, birinin bebeği alıp ona 20 dakika uyuma ya da banyo yapma fırsatı vermesidir.
  • "Buradayım" hissi: Düzenli bir mesaj, kısa bir telefon, uğrayıp kapıdan bir şey bırakmak.

Desteğin işe yaradığına dair güçlü bir kanıt da var. Kanada'da doğum sonrası depresyon riski yüksek bulunan 701 anneyle yapılan randomize bir çalışmada, daha önce aynı şeyi yaşamış ve iyileşmiş gönüllü annelerin telefonla verdiği destek, 12. haftada depresyon belirtisi yüksek çıkan annelerin oranını belirgin biçimde azalttı: destek alan grupta bu oran %14'tü ve göreli risk yaklaşık %46 düştü (Dennis ve ark., 2009).

Eşler ve Aile İçin Kısa Bir Not

  • Gece uykusunu paylaşın: Bebek anne sütü alıyor olsa bile gaz çıkarma, alt değiştirme ve uyutmayı paylaşmak annenin uykusunu korur.
  • Ziyaretleri yönetin: Annenin sözcüsü olun: ziyaretleri kısa tutun, önceden haber alın, "anne dinleniyor" demekten çekinmeyin.
  • Büyük kardeşi unutmayın: Yeni bebekle birlikte büyük kardeşin de ilgiye ihtiyacı artar. Bu konuyu kardeş kıskançlığı yazısında ele aldık.

Bir bebek büyütmek için tek bir anne yetmez; bir sistem gerekir. Desteklenen bir anne daha sakin, daha güçlü ve bebeğiyle daha bağlı olur.

Ne Zaman Doktora Başvurmalı?

Önce doktorunuz. Annenin keyifsizliği geçmiyor, haftalardır sürüyor ve günlük hayatı zorlaştırıyorsa; anne bebek uyurken bile uyuyamıyorsa, hiçbir şeyden keyif alamıyorsa ya da bebekle bağ kuramadığını hissediyorsa kadın doğum uzmanına ya da aile hekimine başvurun. Doğum sonrası depresyonun değerlendirilmesi ve nasıl destekleneceğine karar verilmesi hekimin alanıdır; gerekirse psikiyatriye yönlendirme yapılır.

Beklemeyin: Annede kendine ya da bebeğe zarar verme düşünceleri varsa, gerçekle bağını yitirmiş gibi görünüyorsa (olmayan şeyleri görmek, duymak, yoğun şüphecilik) hemen 112'yi arayın ya da en yakın acil servise başvurun.

Doğumla birlikte aile içi roller, eşler arasındaki yük paylaşımı ve büyük kardeşin uyumu da zorlanabilir. Aile danışmanlığı hekim değerlendirmesinin yerine geçmez; yanında, ebeveynliğe geçiş döneminde eşlerin birbirine nasıl destek olacağını birlikte konuşmak için bir alan açar. Evden çıkmanın zor olduğu bu dönemde online görüşme de bir seçenektir.

Kısaca

Lohusalık, bedensel iyileşme, uykusuzluk, hormonlar ve yeni bir kimliğin aynı anda yaşandığı kırılgan bir dönemdir. Doğum sonrası depresyon yaygındır ve sosyal destek eksikliği risk etkenlerinden biridir. Anneye destek; öğüt ve eleştiri değil, dinlemek, yargılamamak, pratik yük almak ve dinlenme alanı açmaktır. Keyifsizlik geçmiyorsa önce doktora başvurun; zarar verme düşüncelerinde hemen 112'yi arayın. Anneye iyi gelen her şey bebeğe de iyi gelir.

Sık Sorulan Sorular

Lohusa depresyonu ne kadar yaygın?

Sanıldığından yaygın. Bir meta-analizde kadınların yaklaşık %13'ünün doğum sonrası depresyon yaşadığı belirtiliyor (Beck, 2001); daha önce depresyon öyküsü olmayan sağlıklı annelerle yapılan daha yeni bir meta-analizde oran %17 bulundu (Shorey ve ark., 2018).

Lohusa hüznü ile lohusa depresyonu nasıl ayırt edilir?

Lohusa hüznü doğumdan sonraki ilk günlerde görülen, çoğu zaman kısa süren ve dinlenmeyle hafifleyen duygusal dalgalanmadır. Belirtiler haftalarca sürüyor, giderek ağırlaşıyor ve annenin günlük hayatını zorlaştırıyorsa depresyon olabilir; bu ayrımı doktor yapar.

Lohusa anneye ne söylenmemeli?

"Ben büyüttüm, sen de büyütürsün", "Abartma", "Sütün yetiyor mu?", "Bu çocuk doyuyor mu?" gibi küçümseyen ya da yargılayan cümleler. Bunun yerine "Nasılsın, gerçekten?" ve "Bugün senin için ne yapabilirim?" diye sormak daha çok işe yarar.

Eş olarak lohusalıkta nasıl destek olabilirim?

Gece uykusunu ve bebek bakımını paylaşın, ziyaretleri yönetin, ev işlerini üstlenin, büyük kardeşle ilgilenin ve annenin duygularını çözüm vermeden dinleyin. Annede belirgin bir keyifsizlik görürseniz doktora gitmesi için ona eşlik edin.

Lohusa ziyareti nasıl olmalı?

Önceden haber alarak, kısa tutarak ve mümkünse yemek ya da pratik bir yardımla gidin. Bebeği kucağa almak için ısrar etmeyin, hastaysanız ziyareti erteleyin ve sohbeti yalnızca bebeğe değil, annenin nasıl olduğuna da ayırın.

Kaynaklar

  • Beck, C. T. (2001). Predictors of postpartum depression: an update. Nursing Research, 50(5), 275-285. PubMed 11570712
  • Shorey, S., Chee, C. Y. I., Ng, E. D., Chan, Y. H., Tam, W. W. S. ve Chong, Y. S. (2018). Prevalence and incidence of postpartum depression among healthy mothers: A systematic review and meta-analysis. Journal of Psychiatric Research, 104, 235-248. PubMed 30114665
  • Dennis, C. L., Hodnett, E., Kenton, L., Weston, J., Zupancic, J., Stewart, D. E. ve Kiss, A. (2009). Effect of peer support on prevention of postnatal depression among high risk women: multisite randomised controlled trial. BMJ, 338, a3064. PubMed 19147637
WhatsApp'tan Yazın