"Ne Kadar Uslu, Hiç Sorun Çıkarmıyor"
Bazı çocuklar gürültü yapmaz, itiraz etmez, sorun çıkarmaz. Etraftan hep aynı cümleleri duyarlar: "Ne güzel çocuk." "Hiç sesi çıkmıyor." "Keşke herkes böyle olsa." Kalabalık bir sınıfta ya da yorgun bir evde sessiz çocuk bir rahatlama gibi gelir. Ama sessizlik her zaman huzur anlamına gelmez.
Sıla Tiran Başbuğ kısa bir videoda bunu şöyle anlatıyor: çocuklar iki şekilde yardım ister; biri bağırarak, diğeri susarak. Susan çocuk çoğu zaman şunu düşünür: "Duygularımı söylesem kimse anlamaz." Bu yazı, sakin bir mizaç ile söylenemeyen duygular arasındaki farkı, araştırmaların ne gösterdiğini ve sessiz çocuğu duymanın beş yolunu topluyor.
Video özeti: Videoda sessiz, uslu ve hiç sorun çıkarmayan çocuğun her zaman iyi olduğu anlamına gelmediği anlatılıyor: çocuklar ya bağırarak ya da susarak yardım ister ve susan çocuk çoğu zaman duygularını söylese anlaşılmayacağını düşünür. Bastırılan duygunun kaybolmadığı, ileride kaygı, içe kapanma ya da bedensel yakınmalar olarak görülebileceği söyleniyor. Beş öneri sıralanıyor: sessizliği karakter değil sinyal olarak görmek, duyguyu görünür kılmak, "Hazır olduğunda buradayım" demek, uslu olmayı övmemek ve küçük cümleleri hafife almamak.
Çocuğunuzla ilgili aklınıza takılan bir soru mu var? Kısa bir mesajla sorabilirsiniz.WhatsApp'tan Yazın
Her Sessiz Çocuk Sorun Yaşamaz
Önce önemli bir ayrım. Bazı çocuklar doğuştan sakindir: kalabalıkta önce gözlemler, yalnız oynamaktan keyif alır, düşüncelerini az ama yerinde cümlelerle söyler. Bu bir eksiklik değil, bir mizaçtır. Çocukluktaki sosyal geri çekilmeyi inceleyen kapsamlı bir derleme de akranlarla az etkileşimin farklı nedenlerden doğabileceğini vurgular: sosyal korku ve kaygı ya da yalnız kalmayı tercih etmek gibi (Rubin, Coplan ve Bowker, 2009).
Dikkat edilmesi gereken sessizlik başka türlüdür: çocuğun üzüldüğünde, korktuğunda ya da kızdığında bunu hiç göstermemesi, "bir şey yok" deyip içine çekilmesi, sevdiği şeylerden uzaklaşması. Aynı derleme, akranlarından sürekli geri çekilen çocukların erken çocukluktan ergenliğe kadar kaygı, düşük öz değer, depresif belirtiler, akran reddi ve öğretmenle zayıf ilişki gibi güçlükler açısından daha fazla risk taşıdığını gösteriyor. Yani asıl soru "çocuğum sessiz mi?" değil, "sessizliğinin arkasında ne var?" sorusudur. Çekingenlik ile kaygıyı ayırt etmenin yollarını çocuğum arkadaş edinemiyor yazısında ele aldık.
Sessiz Çocuk Neden Gözden Kaçar?
Bağıran, vuran, kuralları zorlayan çocuk hemen fark edilir; çünkü davranışı çevresini de zorlar. Sessiz çocuk ise kimseyi rahatsız etmez. İlkokul öğretmenleriyle yapılan bir çalışmada 113 öğretmene, biri yaygın bir duygusal güçlüğün, diğeri yaygın bir davranış sorununun belirtilerini gösteren iki çocuğun anlatıldığı vakalar okutuldu. Öğretmenler iki durumda da bir sorun olduğunu fark edebildi; ama davranış sorunu yaşayan çocuk için belirgin biçimde daha fazla endişe duydular (Loades ve Mastroyannopoulou, 2010).
Bu, öğretmenlerin ya da ebeveynlerin ilgisiz olduğu anlamına gelmez; dikkatimiz doğal olarak sesi yüksek olana gider. "Uslu" diye övülen çocuk ise bazen tam da bu yüzden yardım istemeyi öğrenemez: sessiz kaldığında sevildiğini, zorlandığını gösterdiğinde sorun çıkardığını düşünebilir.
Bastırılan Duygu Kaybolmaz
Duyguyu göstermemek onu ortadan kaldırmaz. Ergenlik dönemindeki gençlerle yapılmış 35 çalışmayı bir araya getiren bir meta-analizde, duygulardan kaçınma ve onları bastırma alışkanlığı daha fazla kaygı ve depresif belirtiyle ilişkili bulundu; duyguyu kabul etmek ise en güçlü biçimde daha az belirtiyle ilişkiliydi (Schäfer ve ark., 2017). Bu çalışma bir ilişkiyi gösteriyor, neden-sonuç bağını değil; ama yönü açık: duygusunu saklamayı öğrenen çocuk, onu taşımayı öğrenmiş olmaz.
Bazen söylenemeyen duygu bedenden konuşur: sık karın ağrısı, baş ağrısı, uyku güçlüğü. Bu yakınmaların her zaman duygusal bir nedeni yoktur; önce bedensel bir neden olup olmadığına bakılmalıdır. Bedensel bir neden bulunmadığında ise çocuğun söyleyemediği bir yükü taşıyor olabileceğini akılda tutmak gerekir. Bu konuyu çocuklarda psikosomatik belirtiler sayfasında ayrıntılı anlattık.
Sessiz Çocuğu Duymanın Beş Yolu
- 1. Sessizliği karakter değil sinyal olarak görün: "Bugün biraz içine kapandın. İstersen anlatabilirsin." Soru yağmuru yerine fark ettiğinizi söylemek, çocuğa kapıyı açık bırakır.
- 2. Duyguyu görünür kılın: "Üzgün olman çok normal. Bunu saklamak zorunda değilsin." Duygunun adı konduğunda çocuk onun konuşulabilir bir şey olduğunu öğrenir. Duyguyu adlandırmanın adımlarını ağlayan çocuğu susturmak yazısında anlattık.
- 3. Konuşmasa da yanında olduğunuzu hissettirin: "Sessiz kalman sorun değil. Hazır olduğunda buradayım." Arabada yan yana giderken, birlikte resim yaparken ya da yatmadan önce, göz göze gelmek zorunda olmadığı anlar bazı çocuklar için konuşmayı kolaylaştırır.
- 4. Uslu olmayı övmeyin, etiketlemeyin: "Ne kadar uslu", "ne kadar sakin", "çekingendir bizimki" gibi cümleler çocuğa hangi hâlinin sevildiğini söyler. Onun yerine: "Hislerini bana söylemen benim için çok değerli." Böylece övdüğünüz şey sessizlik değil, açılmak olur.
- 5. Küçük cümleleri hafife almayın: Sessiz bir çocuk için iki kelime, başka bir çocuğun bir sayfa anlattığı kadar duygu taşıyabilir. "Okulda biri bana bir şey dedi" cümlesi geçiştirilmemeli; durun, dinleyin, merak edin.
Okulda da aynı dikkat önemlidir. Öğretmenle konuşurken yalnızca "derslerde nasıl?" diye değil, "teneffüste ne yapıyor, kimlerle, üzüldüğünde ne oluyor?" diye de sorun.
Ne Zaman Destek Almalı?
Önce çocuk doktoru. Sık tekrarlayan karın ya da baş ağrısı, uyku ve iştah değişiklikleri gibi bedensel yakınmalar için önce çocuğunuzun doktoruna başvurun; bedensel bir neden olup olmadığının kontrol edilmesi önemlidir.
Şu durumlarda bir uzmanla konuşmak iyi gelir: daha önce konuşkan olan çocuk birkaç haftadır belirgin biçimde içine kapandıysa; sevdiği oyunlardan, arkadaşlarından ya da okuldan uzaklaşıyorsa; üzüldüğünde ya da korktuğunda bunu hiç kimseyle paylaşmıyorsa; "ben kötüyüm, kimse beni sevmiyor" gibi cümleler kuruyorsa. Kendine zarar verdiğini düşündüren bir işaret varsa beklemeden destek alın; acil bir tehlike varsa 112'yi arayın. Oyun terapisinde çocuk, sözcüklere dökemediği duyguları oyuncaklar ve oyun aracılığıyla anlatabileceği güvenli bir alan bulur; ebeveyn görüşmelerinde evde sessizliği duymanın yolları birlikte çalışılır. Kaygı ve korkular sayfamızda da bu konuda bilgi bulabilirsiniz.
Kısaca
Sessiz çocuk her zaman iyi olan çocuk değildir. Bazı çocuklar mizaç olarak sakindir; bazıları ise duygularını söyleyemediği için susar. Sessiz çocuk kimseyi rahatsız etmediği için gözden kaçabilir ve bastırılan duygu kaybolmaz. Sessizliği karakter değil sinyal olarak görün, duyguyu görünür kılın, konuşmasa da yanında olduğunuzu hissettirin, uslu olmayı övmeyin ve küçük cümleleri ciddiye alın. Her çocuk bağırarak yardım istemez.
Sık Sorulan Sorular
Sessiz çocuk olmak kötü bir şey mi?
Hayır. Bazı çocuklar mizaç olarak sakin, gözlemci ve içe dönüktür; bu bir sorun değildir. Dikkat edilmesi gereken, çocuğun duygularını hiç göstermemesi, üzüldüğünde içine çekilmesi ve sevdiği şeylerden uzaklaşmasıdır.
Çekingen çocuk ile içine kapanan çocuk arasında fark var mı?
Çekingen çocuk yeni ortamlarda temkinlidir ama ısındıkça katılır ve tanıdığı insanlarla duygularını paylaşır. Endişe verici olan, çocuğun tanıdık ortamlarda da geri çekilmesi, keyif aldığı şeylerden uzaklaşması ve duygularını kimseyle paylaşmamasıdır.
Çocuğum duygularını neden söylemiyor?
Bunun pek çok nedeni olabilir: duygusuna ad koyacak kelimeleri henüz bilmemesi, söylediğinde geçiştirileceğini ya da kızılacağını düşünmesi, "uslu" olduğunda daha çok sevildiğini hissetmesi. Duyguyu adlandırmak, fark ettiğinizi söylemek ve küçük cümlelerini ciddiye almak konuşmayı kolaylaştırır.
Uslu çocuğu övmek yanlış mı?
Çocuğu övmek yanlış değildir; ama sürekli "ne kadar uslu, ne kadar sessiz" demek, çocuğa sevilmek için sessiz kalması gerektiğini düşündürebilir. Sessizliği değil; duygusunu paylaşmasını, denemesini ve çabasını fark etmek daha iyi bir mesaj verir.
Öğretmen "çok uslu, sorun yok" diyorsa rahatlamalı mıyım?
Çoğu zaman evet; ama yalnızca dersleri değil, teneffüsleri ve arkadaşlıkları da sorun. Bir çalışmada öğretmenler davranış sorunu yaşayan çocuk için duygusal güçlük yaşayan çocuğa göre daha fazla endişe duydu (Loades ve Mastroyannopoulou, 2010). Evde içine kapanma, uyku ya da iştah değişiklikleri görüyorsanız bunları öğretmenle paylaşın.
Kaynaklar
- Rubin, K. H., Coplan, R. J. ve Bowker, J. C. (2009). Social withdrawal in childhood. Annual Review of Psychology, 60, 141-171. PubMed 18851686
- Loades, M. E. ve Mastroyannopoulou, K. (2010). Teachers' recognition of children's mental health problems. Child and Adolescent Mental Health, 15(3), 150-156. PubMed 32847228
- Schäfer, J. Ö., Naumann, E., Holmes, E. A., Tuschen-Caffier, B. ve Samson, A. C. (2017). Emotion regulation strategies in depressive and anxiety symptoms in youth: A meta-analytic review. Journal of Youth and Adolescence, 46(2), 261-276. PubMed 27734198



