Bilgi ve Randevu 0 553 843 48 60

Çocuk Oyuncağını Paylaşmak Zorunda mı? Zorlamadan Paylaşmayı Öğretmek

Kısa cevap

Hayır, çocuk kendine ait özel oyuncağını paylaşmak zorunda değildir; ortak eşyalarda ise sıra beklemek ve paylaşmak öğrenilir. Paylaşmak yaşla gelişen bir beceridir: bir çalışmada 3-4 yaşındaki çocukların çoğu kendine ayıran seçenekleri tercih ederken 7-8 yaşta çoğu eşit bölüşmeyi seçti. Zorlamak yerine duyguyu adlandırın, sırayı öğretin, model olun ve seçimi çocuğa bırakın: kendi seçimiyle paylaşan çocuk sonra daha çok paylaşıyor.

Örgü bir halının üstünde yan yana duran iki ahşap oyuncak araba, arkada yer minderleri

"Hadi Ver Arkadaşına, Paylaşmalısın"

Parkta, misafirlikte ya da kardeşle oynarken en sık duyulan cümlelerden biri: "Hadi ver arkadaşına." "Sen büyüksün, paylaşmalısın." "Bak, arkadaşın ağladı." Niyetimiz iyidir; çocuğumuzun cömert, nazik ve sevilen biri olmasını isteriz. Ama bir an kendimizi onun yerine koyalım: biri telefonunuzu elinizden alıp "paylaş" diyerek başka birine verse ne hissederdiniz?

Sıla Tiran Başbuğ kısa bir videoda bu soruyu soruyor. Bu yazı, özel ve ortak eşya ayrımını, paylaşmanın hangi yaşlarda geliştiğini, araştırmaların zorlamak hakkında ne söylediğini ve paylaşmayı destekleyen beş adımı topluyor.

Video özeti: Videoda çocuğun kendine özel oyuncağını, uyku oyuncağını ya da duygusal bağ kurduğu eşyasını paylaşmak zorunda olmadığı; ortak eşyalarda ise sıra beklemek ve paylaşmak gibi kuralların geçerli olduğu anlatılıyor. Özellikle 3 yaşına kadar "her şey benim" duygusunun gelişimin doğal bir parçası olduğu, "Sen büyüksün, ver" gibi zorlayıcı cümlelerin paylaşmayı değil çaresizliği öğrettiği söyleniyor. Göz hizasına inip duyguyu kabul etmek, model olmak ve kalabalık ortamlara paylaşılabilir oyuncaklardan oluşan küçük bir çanta götürmek öneriliyor.

Çocuğunuzla ilgili aklınıza takılan bir soru mu var? Kısa bir mesajla sorabilirsiniz.WhatsApp'tan Yazın

Özel Eşya mı, Ortak Eşya mı?

Paylaşma kavgalarının çoğu bu ayrım yapılmadığı için büyür. İlk adım, hangi eşyanın kime ait olduğunu çocukla birlikte netleştirmektir.

  • Paylaşmak zorunda olmadığı eşyalar: kendisine özel alınan oyuncaklar, uyku oyuncağı ya da battaniyesi, duygusal bağ kurduğu nesneler; kısacası kendi alanını temsil eden eşyalar.
  • Paylaşılması beklenen ortak eşyalar: evde herkes için alınan legolar, kreşte, sınıfta ya da parkta kullanılan oyun malzemeleri, birlikte yenen bir pasta. Burada sıra beklemek ve paylaşmak gibi sosyal kurallar geçerlidir.

Bu ayrım çocuklara yabancı değildir. Okul öncesi çocuklarla yapılan beş deneylik bir çalışmada, 3 ve 4 yaşındaki çocuklar bir nesnenin kime ait olduğunu kendilerine söylenmediğinde bile çıkarabildi; nesneyi ilk kim tuttuysa sahibinin o olduğunu düşünme eğilimindeydiler (Friedman ve Neary, 2008). Yani "bu benim" duygusu küçük yaşta güçlüdür ve çocuk dünyayı bunun üzerinden okur. Kardeşler arasında özel ve ortak eşya kurallarını kardeş kavgası nasıl biter? yazısında da ele aldık.

Paylaşmak Yaşla Gelişen Bir Beceridir

Çocuğun bir eşyayı "benim" diye görmesi bencillik değil, gelişimin doğal bir parçasıdır. Sıla Tiran Başbuğ'un videoda anlattığı gibi, özellikle 3 yaşına kadar çocuklar pek çok şeyi "benim" olarak görür; 3 yaştan sonra yavaş yavaş "ben"den "biz"e geçiş başlar. Yine de kendi özel eşyasını paylaşmak istememek bu yaşlarda da normaldir.

Araştırmalar bu tabloyu destekliyor. 3-8 yaş arasındaki çocuklarla yapılan bir çalışmada çocuklar, kendileri ile başka bir çocuk arasında bölüşüm seçimleri yaptı. 3-4 yaşındakilerin büyük çoğunluğu kendine ayıran seçenekleri tercih ederken, 7-8 yaşındakilerin çoğu eşitsizliği ortadan kaldıran bölüşümü seçti (Fehr, Bernhard ve Rockenbach, 2008). Yani eşit paylaşma isteği okul öncesinden ilkokul yıllarına doğru güçleniyor. Üç yaşındaki bir çocuktan yetişkin cömertliği beklemek, ondan henüz gelişmekte olan bir beceriyi hazır istemek demektir. Bu dönemin diğer özelliklerini 3 yaş sendromu yazısında anlattık.

Zorlamak Neden Paylaşmayı Öğretmez?

"Ver hadi", "sen abisin", "bak arkadaşın üzüldü, ver lütfen" gibi cümleler o an oyuncağın el değiştirmesini sağlayabilir. Ama çocuk bu anlarda çoğu zaman paylaşmayı değil, çaresizliği öğrenir: "Benim olan bir şey üzerinde söz hakkım yok."

Bir deneyde 3 ve 4 yaşındaki çocuklardan, ihtiyacı olan birine bir şey vermeleri istendi. Bir grup kendine saklayabileceği bir şeyi vermeyi seçti, bir grup zaten atılacak bir şeyi verdi, bir grup ise yalnızca talimata uydu. Ardından yeni birine paylaşma fırsatı verildiğinde, kendine saklama seçeneği olduğu hâlde vermeyi seçen çocuklar daha fazla paylaştı (Chernyak ve Kushnir, 2013). Araştırmacılar bunu, çocuğun zor bir seçimi kendisi yaptığında kendini "paylaşan biri" olarak görmeye başlamasıyla açıklıyor.

Ödülle paylaştırmak da benzer bir tuzak kurabilir. 20 aylık bebeklerle yapılan bir çalışmada, yardım ettikleri için maddi bir ödül alan bebekler sonraki aşamada, sözlü övgü alan ya da hiç ödül almayan bebeklere göre daha az yardım etti (Warneken ve Tomasello, 2008). Çalışma paylaşmayı değil yardım etmeyi inceliyor; ama küçük çocukların iyilik yapma isteğinin içten geldiğini ve dışarıdan verilen ödülün bu isteği zayıflatabileceğini düşündürüyor. Ödül ve cezanın uzun vadede neden ters tepebildiğini ödül ve ceza çocukta neyi yok ediyor? yazısında anlattık.

Çocuk Paylaşmak İstemediğinde Ne Yapmalı? Beş Adım

  • 1. Göz hizasına inin, duyguyu adlandırın: Sakin bir sesle: "Bu senin oyuncağın, ona değer veriyorsun. Şu an paylaşmak istemiyorsun." Arkadaşı ya da kardeşi üzüldüyse onun duygusunu da adlandırın: "Arkadaşın da onunla oynamayı çok istiyor." İki çocuğun duygusu da gerçektir.
  • 2. Özel eşyada hayır deme hakkını tanıyın: "Vermek zorunda değilsin." Bu cümle çocuğa hayır diyebilmeyi ve kendi sınırını korumayı öğretir; ileride arkadaş baskısı karşısında da ihtiyaç duyacağı bir beceridir.
  • 3. Ortak eşyada sırayı öğretin: Paylaşmak her zaman "hemen vermek" değildir. "Sen bitirince sıra onda" demek ya da kum saati, zamanlayıcı gibi somut araçlar kullanmak sıra beklemeyi kolaylaştırır. Kural herkes için aynıdır.
  • 4. Model olun: Çocuklar gözlemleyerek öğrenir. Evde siz paylaşır, sıra bekler ve nazikçe rica ederseniz ("Kalemini bir dakika kullanabilir miyim?"), çocuk da zamanla bu dili benimser. Paylaştığında ödül yerine fark ettiğinizi söyleyin: "Arkadaşına sıra verdin, birlikte oynayabildiniz."
  • 5. Dışarıya hazırlıklı çıkın: Kalabalık ortamlara giderken çok değerli oyuncakları evde bırakın, paylaşılabilir oyuncaklar için küçük bir çanta hazırlayın. Çocuk isterse paylaşır; bu hem onu korur hem de parktaki gerginliği azaltır.

"Bencil mi Olacak?"

Ebeveynlerin en büyük kaygısı budur. Ama özel eşyasını korumak çocuğun bencil, inatçı ya da "antisosyal" olduğunu göstermez. Paylaşma isteği; güvende hisseden, seçimine saygı gösterilen ve paylaşan yetişkinleri gözlemleyen çocukta zamanla gelişir. Zorla verdirmek ise paylaşmayı çocuğun kendi seçimi olmaktan çıkarır.

Ne Zaman Destek Almalı?

Önce çocuk doktoru. Paylaşma güçlüğüne konuşma, göz teması, oyun ya da genel gelişimle ilgili bir kaygı eşlik ediyorsa önce çocuğunuzun doktoruna danışın.

Okul öncesinde paylaşma kavgaları çok sıktır ve çoğu zaman gelişimseldir. Şu durumlarda ise bir uzmanla konuşmak iyi gelir: çocuk ilkokul çağına geldiği hâlde ortak oyuncaklarda hiç sıra bekleyemiyorsa; paylaşma anları sürekli vurma, ısırma ya da uzun krizlerle bitiyorsa; akranları onunla oynamak istemediği için yalnız kalıyorsa; ya da tersine, hiçbir şeye "hayır" diyemiyor ve kendisinden istenen her şeyi veriyorsa. Oyun terapisinde çocuk sıra beklemeyi, hayır demeyi ve ilişki kurmayı güvenli bir oyun ilişkisi içinde deneyimler; ebeveyn görüşmelerinde evdeki kurallar birlikte netleştirilir. Arkadaşlık güçlükleri için çocuğum arkadaş edinemiyor yazısına da bakabilirsiniz.

Kısaca

Çocuk kendine ait özel oyuncağını paylaşmak zorunda değildir; ortak eşyalarda ise sıra beklemek ve paylaşmak öğrenilir. Paylaşmak yaşla gelişen bir beceridir ve zorlamak onu öğretmez: kendi seçimiyle paylaşan çocuk sonra daha çok paylaşıyor. Duyguyu adlandırın, özel eşyada hayır deme hakkını tanıyın, ortak eşyada sırayı öğretin, model olun ve dışarıya hazırlıklı çıkın. Güvende hisseden çocuk paylaşmayı kendi seçimiyle öğrenir.

Sık Sorulan Sorular

Çocuk kaç yaşında paylaşmayı öğrenir?

Paylaşmak bir anda değil, yıllar içinde gelişir. 3 yaşına kadar çocuklar pek çok şeyi "benim" olarak görür; 3 yaştan sonra sıra beklemek ve ortak oyun yavaş yavaş başlar. Bir çalışmada 3-4 yaşındakilerin çoğu kendine ayıran seçenekleri tercih ederken 7-8 yaşındakilerin çoğu eşit bölüşmeyi seçti (Fehr ve ark., 2008).

Çocuğumu paylaşmaya zorlamalı mıyım?

Özel eşyasında hayır. Zorlamak o an oyuncağın el değiştirmesini sağlar ama paylaşmayı öğretmez. Bir deneyde kendi seçimiyle paylaşan 3-4 yaşındaki çocuklar, talimatla paylaşanlara göre sonradan yeni birine daha çok paylaştı (Chernyak ve Kushnir, 2013). Ortak eşyalarda ise sıra kuralı herkes için geçerlidir.

Kardeşler oyuncaklarını paylaşmak zorunda mı?

Her çocuğun birkaç özel eşyası olabilir ve bunları kardeşiyle paylaşmak zorunda değildir. Ortak alınan oyuncaklarda ise sıra ve zamanlayıcı gibi net kurallar işe yarar. "Sen büyüksün, ver" cümlesi büyük kardeşe haksızlık duygusu yaşatabilir.

Eve misafir çocuk geldiğinde ne yapmalı?

Misafir gelmeden önce çocuğunuzla konuşun: çok değerli oyuncaklarını bir dolaba kaldırmasına yardım edin, ortada kalanların birlikte oynanacağını önceden anlatın. Böylece kararı kriz anında değil, sakin bir anda vermiş olur.

Paylaşmayan çocuk bencil mi olur?

Hayır. Özel eşyasını korumak bencillik değil, gelişimin doğal bir parçasıdır. Paylaşma isteği güvende hisseden, seçimine saygı gösterilen ve paylaşan yetişkinleri gözlemleyen çocukta zamanla gelişir.

Kaynaklar

  • Fehr, E., Bernhard, H. ve Rockenbach, B. (2008). Egalitarianism in young children. Nature, 454(7208), 1079-1083. PubMed 18756249
  • Chernyak, N. ve Kushnir, T. (2013). Giving preschoolers choice increases sharing behavior. Psychological Science, 24(10), 1971-1979. PubMed 23955355
  • Friedman, O. ve Neary, K. R. (2008). Determining who owns what: Do children infer ownership from first possession? Cognition, 107(3), 829-849. PubMed 18243169
  • Warneken, F. ve Tomasello, M. (2008). Extrinsic rewards undermine altruistic tendencies in 20-month-olds. Developmental Psychology, 44(6), 1785-1788. PubMed 18999339
WhatsApp'tan Yazın