Bilgi ve Randevu 0 553 843 48 60

Çocuk Neden Kaybedince Ağlar? Yenilgiyi Henüz Taşıyamayan Çocuğa Ne Yapmalı

Yumuşak bir halının üzerinde ahşap kutu oyunu, renkli piyonlar ve iki zar; piyonlardan biri yan devrilmiş

"Bu Kadar Abartılır mı?"

Kutu oyunu bitmek üzere, siz bir hamle öndesiniz. Son taş yerine oturur oturmaz gözyaşı, öfke, taşlar havada: "Oynamıyorum!" Çoğu ebeveynin ağzından aynı cümle çıkar: "Bu kadar abartılır mı ya?" Sıla Tiran Başbuğ kısa bir videoda bunu şöyle açıklıyor: çocuk oyunu kaybettiği için değil, kaybetmenin onda yarattığı duyguyu henüz yönetemediği için zorlanır. Bu yazı, yenilginin çocuk için neden bu kadar büyük olduğunu, araştırmaların ne gösterdiğini, en sık yapılan üç hatayı ve kaybetmeyi öğreten beş adımı anlatıyor.

Kaybetmek Neden Kişisel?

Yetişkin için kaybetmek bir olasılıktır: bazen olur, oyun yeniden kurulur. Küçük çocuğun beyninde ise kaybetmek henüz bir olasılık değil, kişisel bir reddediliştir. Çocuklar yaklaşık 7-8 yaşına kadar kazanmayı "başarı", kaybetmeyi "değersizlik" olarak kodlar. Sonucu kişisel algılar ve "kaybettim ama bu normal" cümlesini henüz kuramaz. Bu, şımarıklık değil, gelişimsel bir süreçtir.

O yüzden dört yaşındaki çocuk için kaybedilen bir kart oyunu, "oyun bitti" değil, "Ben kötü müyüm? Başarısız mıyım? Artık sevilmiyor muyum?" sorusudur. Gözyaşının oyunla orantısız görünmesinin nedeni budur: çocuk oyuna değil, o soruya ağlar.

Araştırmalar Ne Diyor?

Bu sorunun gerçekten çocuğun içinde olduğunu gösteren bir çalışma var. Araştırmacılar 94 beş yaşındaki çocuğun kendilerine dair gizli inançlarını anketle değil, uyarlanmış bir kart oyununda kaybettirerek ölçtü. "Hiç olmayacak, ben yapamam" türünden umutsuzluk ve değersizlik cümleleri kazanırken değil, yalnız kaybederken ortaya çıktı; annesi depresyon geçirmiş çocuklarda bu cümleler daha sıktı (Murray ve ark., 2001). Kaybetme anı, çocuğun kendine ne söylediğini duyabileceğiniz en açık pencerelerden biridir.

Peki o cümleyi ne belirliyor? Büyük ölçüde, önceden kazanırken duydukları. Altı deneylik bir seride, "çok zekisin" diye övülen çocuklar başarısızlık sonrasında daha az sebat etti, işten daha az keyif aldı, sonucu "yeteneksizim" diye açıkladı ve daha kötü performans gösterdi; "çok uğraştın" diye övülenlerde tam tersi oldu (Mueller ve Dweck, 1998). Bu etki laboratuvarla sınırlı değil: evde 1-3 yaş arasında çabası övülen 53 çocuk, 7-8 yaşına geldiklerinde yeteneğin gelişebileceğine daha çok inanıyordu (Gunderson ve ark., 2013). "Hep sen kazanırsın, çok zekisin" cümlesi, bir sonraki yenilgiyi çocuk için tehdide çevirir.

İyi haber, ebeveynin tepkisinin öğrenilebilir olması. 4-5 yaş çocuğu olan 216 ebeveynin rastgele iki gruba ayrıldığı bir çalışmada, çocuğun duygusunu küçümsemek yerine adlandırıp eşlik etmeyi ("duygu koçluğu") öğreten altı oturumluk program, hem anne-babaların hem öğretmenlerin bildirdiği çocuk davranış sorunlarını azalttı (Havighurst ve ark., 2010). "Abartma" yerine "kaybetmek zor geldi" demeyi öğrenmek, görünenden daha büyük bir fark yaratıyor.

En Büyük Üç Hata

  • "Abartma" demek: Çocuğun duygusu küçülmez, yalnız kalır. Duygu adlandırılmadan geçmez; bastırılınca bir sonraki oyunda daha büyük döner.
  • Oyunu kızıp yarıda bırakmak: "Böyle oynanmaz, kaldırıyorum." Çocuk kaybetmenin üstüne bir de terk edilmeyi yaşar; öğrendiği şey "kaybedince herkes gider" olur.
  • Sürekli kazandırmak: En iyi niyetli hata. Hep kazanan çocuk kaybetmeyi öğrenemez; ilk gerçek yenilgiyi evde değil, kreşte ya da parkta, yanında siz yokken yaşar.

Ne Yapmalı? Beş Adım

  • Duyguyu kabul edin: "Kaybetmek zor gelebilir. Çok istemiştin." Önce duygu, sonra her şey.
  • Sınırı koruyun, oyunu bozmayın: "Kızgın olabilirsin; taşları fırlatmana izin vermem." Öfkeye yer var, zarara yok. Fırlatma sıklaştıysa çocuklar neden bir şeyler fırlatır? yazısı yol gösterir.
  • Süreci öğretin: "Herkes bazen kazanır, bazen kaybeder. Bu oyunda sen kaybettin, bir sonrakinde ben kaybedebilirim." Kısa, tekrar eden, sakin.
  • Küçük dozda kaybetme yaşatın: Kısa oyunlar, zar ve şansa dayalı oyunlar seçin; şansla kaybetmek yetenekle kaybetmekten daha kolay taşınır. Sürekli değil, ara sıra kaybettirin ve o anda yanında kalın.
  • Siz model olun: Kazanınca: "Kazandım ama sen de çok iyi oynadın." Kaybedince: "Of, kaybettim. Biraz canım sıkıldı; bir daha deneyeceğim." Çocuk kaybetmeyi anlatımdan değil, sizi izleyerek öğrenir.

Bir de kelime seçimi: "çok zekisin" yerine "çok uğraştın, iyi düşündün". Araştırmaların gösterdiği fark tam burada. Çabayı görmenin inceliğini özgüven geliştiren oyunlar, ödül-ceza pazarlığının neden işe yaramadığını ödül ve ceza çocukta neyi yok ediyor? yazılarında anlattık.

Oyun Odasında Kazanmak ve Kaybetmek

Oyun terapisinde çocuklar sık sık oyun kurar ve kuralı ortasında değiştirir: "Bu sefer ben kazanıyorum." Terapist bunu "hile" diye düzeltmez; çocuğun o an neyi prova ettiğini görür ve söyler: "Kazanmak senin için çok önemli." Kontrolün güvenle yaşandığı bir odada çocuk, zamanla kaybetmeyi de denemeye başlar; çünkü orada kaybetmek, değerini kaybetmek demek değildir. Bu dili çocuk merkezli oyun terapisi yazısında anlattık.

Ne Zaman Destek Almalı?

Her oyunun gözyaşıyla bitmesi okul öncesinde sık görülür. Şu durumlarda bir uzmanla konuşmak iyi gelir: 7-8 yaşından sonra da her kayıp krize dönüyorsa; çocuk kaybetme ihtimali olan hiçbir oyunu oynamıyorsa; kaybedince "ben aptalım, hiçbir şeyi beceremiyorum" diyor ya da kendine vuruyorsa; okulda yarışma ve sınav her seferinde kaygı krizine dönüyorsa. Öfkenin bedendeki seyrini çocuklarda öfke kontrolü yazısında ele aldık. Oyun terapisi ve ebeveyn görüşmeleri için bize ulaşabilirsiniz.

Kısaca

Çocuk kaybedince ağlar, çünkü 7-8 yaşına kadar kaybetmek onun için bir olasılık değil, "ben değersizim" cümlesidir. Araştırmalar bu cümlenin kaybetme anında yüzeye çıktığını, "çok zekisin" övgüsünün yenilgiyi tehdide çevirdiğini ve duyguya eşlik etmeyi öğrenen ebeveynlerin çocuklarında davranış sorunlarının azaldığını gösteriyor. Abartma demeyin, oyunu bozmayın, hep kazandırmayın; duyguyu kabul edin, sınırı koruyun, süreci öğretin, küçük dozda kaybettirin ve kendiniz kaybetmeyi gösterin. Yenilgiyi taşıma kapasitesi kazandıkça değil, kaybettiğinde yanında biri oldukça gelişir. Bir çocuk için en güvenli cümle şudur: "Kaybettin, ama ben buradayım." Krizin sokakta, yabancıların yorumları arasında yaşandığı anlar için sokakta ağlayan çocuk yazısına bakın.

Kaynaklar

  • Murray, L., Woolgar, M., Cooper, P. ve Hipwell, A. (2001). Cognitive vulnerability to depression in 5-year-old children of depressed mothers. Journal of Child Psychology and Psychiatry, 42(7), 891-899. PubMed 11693584
  • Mueller, C. M. ve Dweck, C. S. (1998). Praise for intelligence can undermine children's motivation and performance. Journal of Personality and Social Psychology, 75(1), 33-52. PubMed 9686450
  • Gunderson, E. A., Gripshover, S. J., Romero, C., Dweck, C. S., Goldin-Meadow, S. ve Levine, S. C. (2013). Parent praise to 1- to 3-year-olds predicts children's motivational frameworks 5 years later. Child Development, 84(5), 1526-1541. PubMed 23397904
  • Havighurst, S. S., Wilson, K. R., Harley, A. E., Prior, M. R. ve Kehoe, C. (2010). Tuning in to Kids: Improving emotion socialization practices in parents of preschool children. Findings from a community trial. Journal of Child Psychology and Psychiatry, 51(12), 1342-1350. PubMed 20735794
Duygu Termometresi — A4 PDF önizlemesi
Ücretsiz PDF

Duygu Termometresi

0-10 arası ölçek: öfke yükselirken çocuğunuz kaçta olduğunu söyler, siz o basamakta ne yapacağınızı bilirsiniz. Yanında ebeveyn için "öfke anında üç adım". A4, buzdolabı boyu.

WhatsApp'tan Yazın