Bilgi ve Randevu 0 553 843 48 60

Sokakta Ağlayan Çocuk: "Polis Gelir, Öcü Gelir" Demek Yerine Ne Yapmalı?

Akşamüstü ışığında park kenarındaki kaldırımda yan yana bırakılmış küçük bir çift çocuk ayakkabısı

Kaldırımda Bir Kriz

Parktan eve dönüyorsunuz. Üç yaşındaki çocuğunuz birden ağlamaya başlıyor; ayakkabılarını çıkarıyor, kaldırıma oturuyor. Sarılmanıza izin vermiyor, kucağınıza gelmiyor. Siz yanına oturup krizin geçmesini bekliyorsunuz. Sonra iyi niyetli yoldan geçenler gelmeye başlıyor: "Polis amcalar gelecek, şimdi görürsün." "Hava kararınca seni kaçırırlar." "Öcüler gelir." "Annesi, bırak bunu burada, git." Ve klasik cümle: "Erkek adam ağlamaz."

Sıla Tiran Başbuğ bu anı kısa bir videoda, büyük oğluyla birkaç yıl önce yaşadığı haliyle anlatıyor: ikinci oğluna hamileyken, onu kaldırıp götüremediği bir kaldırımda, çevreden yağan cümlelerin ortasında. Bu yazı o cümlelerin çocuğa ne öğrettiğini, kriz anında çocuğun beyninde ne olduğunu ve böyle bir anda ne yapılabileceğini anlatıyor.

İyi Niyetli Cümleler, Korkutucu Mesajlar

O cümleleri söyleyenler kötü niyetli değil; gerçekten yardım ettiklerini düşünüyorlar. Ama çocuk cümlenin niyetini değil, mesajını duyar:

  • "Polis gelir": Duygunu yaşarsan ceza alırsın.
  • "Kaçırırlar", "öcüler gelir": Dünya tehlikeli; yalnız kalırsan başına kötü bir şey gelir.
  • "Annen seni bırakıp gider": İstediğini yapmazsan sevdiğin insan seni terk eder.
  • "Erkek adam ağlamaz": Hissettiğin şey utanç verici; onu saklamalısın.

Hepsinin ortak sonucu tek cümledir: dünya tehlikeli, duygular da tehlikeli. Korkutarak durdurulan ağlama bir şey öğretmez; çocuğa yalnız iki seçenek bırakır: korkmak ya da duyguyu bastırmak. Korku diliyle verilen uyarıların çocuğun dünyaya bakışını nasıl biçimlendirdiğini "koşma düşersin" demek çocuğa ne öğretiyor? yazısında da ele aldık.

Kriz Anında Çocuğun Beyninde Ne Olur?

Ağlama krizine giren çocuk bir tercih yapmıyordur. O anda sinir sistemi taşmıştır; beynin duygu merkezi kontrolü ele almış, mantık merkezi henüz devreye girmemiştir. Yani çocuk o anda "ağlamamayı seçebilecek" bir yerde değildir. Tehdit, utandırma ya da korkutma bu taşmayı durdurmaz; üstüne bir korku daha ekler. Sakinleşmeyi sağlayan şey, sakin kalabilen bir yetişkinin yakınlığıdır. Öfke nöbeti ile duygu düzenleme güçlüğü arasındaki farkı öfke nöbeti mi, duygu düzenleme mi? yazısında anlattık.

Araştırmalar Ne Diyor?

Ebeveynin çocuğun olumsuz duygularına verdiği tepkiler onlarca yıldır inceleniyor. 3-6. sınıftaki çocuklarla yapılan bir çalışmada, annenin çocuğun üzüntüsünü ya da korkusunu küçümseyen tepkileri ("abartma, bir şey yok") çocukların daha düşük sosyal beceri ve daha fazla kaçınmacı baş etmeyle ilişkiliydi; sorunu birlikte çözmeye yönelen tepkiler ise daha iyi sosyal işleyişle (Eisenberg, Fabes ve Murphy, 1996).

Okul öncesinde de tablo benzer. Oyun sırasında gözlenen 57 okul öncesi çocukta, ebeveyn kendisi de sıkıntılıyken çocuğun olumsuz duygularına sert tepki verdiğinde çocuklar duygularını daha yoğun yaşıyor ve bu yoğunluk öğretmenlerin gözlediği sosyal becerilerini zorlaştırıyordu (Fabes ve ark., 2001). Yani bastırılmak istenen duygu küçülmüyor, büyüyor.

"Erkek adam ağlamaz" cümlesinin izi de erken başlıyor. 60 çocuğun 4 ve 6 yaşlarında anne-babalarıyla oyun sırasında gözlendiği bir çalışmada, babaların okul öncesi dönemde kızlarının üzüntü ve kaygı gibi duygularına oğullarınınkinden daha çok ilgi gösterdiği bulundu; ebeveynin ilgisi, çocuğun bu duyguları sonraki yıllarda ne kadar gösterdiğini öngörüyordu (Chaplin, Cole ve Zahn-Waxler, 2005). Oğlan çocukları üzüntülerinin daha az karşılık bulduğunu dört yaşında öğrenmeye başlıyor.

"Biz de Böyle Büyüdük, Ne Oldu ki?"

Aslında çok şey oldu. Bugün birçok yetişkin duygularını ifade etmekte zorlanıyor, ağlamaktan utanıyor, korktuğunu söyleyemiyor, yardım istemekte güçlük çekiyor. Çünkü çocukken duygularına verilen mesaj "bunu hissetmemelisin" idi. Bu bir suçlama değil; bir zincirin farkına varmak. Zinciri kırmak için mükemmel ebeveyn olmak gerekmez; çocuğun duygusuyla birlikte kalabilmek yeter.

Sokakta Kriz Anında Ne Yapabilirsiniz?

  • Önce güvenlik: Yol kenarı, kalabalık ya da tehlikeli bir yerdeyseniz çocuğu sakin ve kararlı bir şekilde güvenli bir köşeye alın. Güvenli bir yerdeyseniz acele etmenize gerek yok.
  • Yanına oturun, siper olun: Boyunuzu alçaltın, çocukla çevre arasına kendinizi koyun. Amaç krizi bitirmek değil, çocuğun yalnız olmadığını hissetmesi.
  • Az konuşun: Taşmış bir sinir sistemine uzun açıklamalar ulaşmaz. "Buradayım. Bekliyorum." yeterlidir. Duyguyu adlandırmak için sakinleşmenin başlamasını bekleyin: "Eve gitmek istemedin, çok kızdın."
  • Korkutmayın, pazarlık yapmayın: "Polis gelir" ya da "susarsan çikolata alırım" krizi o an kısaltabilir ama bir sonrakini uzatır.
  • Çevreye tek cümle: Herkese cevap yetiştirmek zorunda değilsiniz; çocuk sizin tartıştığınızı da duyar. Kısa ve sakin bir cümle yeter: "Teşekkürler, iyiyiz. Geçmesini bekliyoruz."
  • Sonra bağ, en son konuşma: Kriz geçince önce yakınlık: el tutmak, sarılmak, su içmek. Ne olduğunu konuşmak ertesi saate, hatta ertesi güne kalabilir.

Sıla'nın anlattığı kaldırımda da böyle oldu: bir süre sonra ağlama azaldı, çocuk ayağa kalktı, annesinin elini tuttu ve yürüdüler. Çocuklar zor anlarda kendilerini nasıl ifade edeceklerini, en çok o anlarda yanlarında duran yetişkinden öğrenir. Kaybetme anında yaşanan krizleri çocuk neden kaybedince ağlar? yazısında ayrıca ele aldık.

Ne Zaman Destek Almalı?

Okul öncesinde ağlama krizleri sık ve çoğu zaman gelişimseldir. Şu durumlarda bir uzmanla konuşmak iyi gelir: krizler 5-6 yaşından sonra da her gün yaşanıyorsa; çok uzun sürüyor ya da çocuk kendine veya başkalarına zarar veriyorsa; çocuk evden çıkmaktan, kalabalıktan ya da karanlıktan yoğun biçimde korkmaya başladıysa; siz kriz anlarında kendi öfkenizi kontrol etmekte zorlanıyorsanız. Duyguların düzenlenmesini çocuklarda öfke kontrolü yazısında anlattık. Oyun terapisi ve ebeveyn görüşmeleri için bize ulaşabilirsiniz.

Kısaca

Sokakta ağlayan çocuk inat etmiyor; sinir sistemi taşmış ve o anda ağlamamayı seçebilecek durumda değil. "Polis gelir, öcü gelir, erkek adam ağlamaz" cümleleri ağlamayı susturabilir ama çocuğa dünyanın ve duyguların tehlikeli olduğunu öğretir. Araştırmalar duyguyu küçümseyen ve sert karşılayan tepkilerin çocuğun duygularını büyüttüğünü, sosyal becerisini zorlaştırdığını ve oğlan çocuklarının üzüntülerinin daha az karşılık bulduğunu gösteriyor. Yapılabilecek en güçlü şey çoğu zaman en basitidir: yanında kalmak. Çocukların duyguları bazen büyük olur; onları büyüten şey duygunun kendisi değil, duygularıyla yalnız kalmalarıdır. Evde ağlama anlarında ne söyleneceğini ağlayan çocuğu susturmak yazısında beş adımda topladık.

Kaynaklar

  • Eisenberg, N., Fabes, R. A. ve Murphy, B. C. (1996). Parents' reactions to children's negative emotions: Relations to children's social competence and comforting behavior. Child Development, 67(5), 2227-2247. PubMed 9022240
  • Fabes, R. A., Leonard, S. A., Kupanoff, K. ve Martin, C. L. (2001). Parental coping with children's negative emotions: Relations with children's emotional and social responding. Child Development, 72(3), 907-920. PubMed 11405590
  • Chaplin, T. M., Cole, P. M. ve Zahn-Waxler, C. (2005). Parental socialization of emotion expression: Gender differences and relations to child adjustment. Emotion, 5(1), 80-88. PubMed 15755221
Duygu Termometresi — A4 PDF önizlemesi
Ücretsiz PDF

Duygu Termometresi

0-10 arası ölçek: öfke yükselirken çocuğunuz kaçta olduğunu söyler, siz o basamakta ne yapacağınızı bilirsiniz. Yanında ebeveyn için "öfke anında üç adım". A4, buzdolabı boyu.

WhatsApp'tan Yazın