"Anne Bak. Anne Bak. Anne Bak."
Kaydıraktan iner: "Anne bak!" Bir daha iner: "Anne bak!" Blok kulesi, zıplama, çizdiği şekil, attığı top. Günde onlarca, bazen yüzlerce kez. Çoğu ebeveyn bir noktada aynı cümleye varır: "Tamam, gördüm artık." Bu yazı o cümlenin arkasında ne olduğunu anlatıyor: çocuk dikkat mi çekiyor, yoksa başka bir şey mi istiyor; araştırmalar ne gösteriyor ve iki saniyelik hangi tepki tekrarı kendiliğinden azaltıyor.
Dikkat Çekmek mi, Öğrenmek mi?
Sıla Tiran Başbuğ bunu kısa bir videoda şöyle anlatıyor: çocuk "anne bak" demeyi yalnız dikkat çekmek için yapmıyor olabilir; bu çoğu zaman beynin öğrenme biçimidir. Çocuk beyni yetişkininkinden farklı çalışır ve öğrenmenin en güçlü yolu tekrardır. Bir hareketi yeniden yeniden yaptığında beyindeki bağlantılar güçlenir, öğrenme kalıcı hale gelir. Çocuk aynı zamanda yaptığı şeyden emin olmaya çalışır: "Bunu gerçekten başardım mı?"
Küçük çocuğun kendi başarısını içeriden tartacak bir ölçüsü henüz yoktur. Ölçü, sizin yüzünüzdür. Kaydıraktan on birinci kez inerken size bakması, "ben yaptım" cümlesini bir yetişkinin gözünde doğrulatma çabasıdır. Bu yüzden "bak" kelimesi, hareketin kendisi kadar öğrenmenin parçasıdır.
"Anne Bak" Aslında Ne Demek?
Çocuk "anne bak" dediğinde çoğu zaman üç şey sorar: "Benim yaptığımı gördün mü? Bu önemli mi? Benimle bağlantı kuruyor musun?" Yani bu yalnız bir cümle değil, bir bağ kurma çağrısıdır. Çocuğun asıl istediği duyulmak değil, görülmektir. İkisi aynı şey gibi görünür ama çocuk farkı hemen hisseder: "Evet evet" diyen ama telefondan başını kaldırmayan ebeveyn duymuştur, görmemiştir.
En Sık Yapılan Hata: "Tamam, Gördüm, Yeter Artık"
Sabır bittiğinde çoğumuz aynı yere varırız: "Gördüm, bir daha söyleme." Bu tepki çocuğun ihtiyacını karşılamaz; o yüzden çocuk bu kez daha yüksek sesle tekrar eder. Çünkü aradığı onay değil, temastır; temas gelmeyince çağrıyı büyütür. Döngü uzarsa çocuk şunu öğrenir: sessizce oynarken görülmüyorum, ses çıkarınca görülüyorum. Bu öğrenmenin bir sonraki durağı "anne bak" değil, kriz olur; bunu çocuğa bağırmak davranışı neden artırır? yazısında anlattık.
Araştırmalar Ne Diyor?
Görülmenin çocuk için ne kadar bedensel bir ihtiyaç olduğunu en açık gösteren deney, bebeklerle yapılan "donuk yüz" deneyidir: anne bebeğiyle oynar, sonra birkaç dakika boyunca yüzünü tepkisiz tutar, ardından yeniden etkileşime döner. Bu deneyi kullanan 14 çalışmanın birleştirildiği bir derlemede, bebeğin bedenindeki sakinleştirici fren (parasempatik sistem) annenin yüzü tepkisizleştiğinde gevşiyor, yüz geri döndüğünde yeniden devreye giriyordu (Jones-Mason ve ark., 2018). Yani ebeveynin yanıtsızlığı bir yaşın altındaki bebekte bile ölçülebilir bir alarm, dönüşü ise sakinleşmedir. "Anne bak" diyen üç yaşındaki çocuk, aynı sistemin kelimelere dökülmüş halidir.
Yanıt vermenin uzun vadedeki etkisi de izlendi: 282 çocuk 6 aylıktan 4 yaşına kadar evde gözlendi. Annesi çocuğun sinyallerine sıcak ve zamanında karşılık veren çocuklar bilişsel olarak daha hızlı gelişti; kritik bulgu şuydu: bu duyarlılığın tutarlı olması gerekiyordu. Bebeklikte duyarlı olup sonra azalan annelerin çocuklarında sosyal gelişim 4 yaşta yavaşlıyordu (Landry ve ark., 2001). "Küçükken baktım, artık büyüdü" yaklaşımı araştırmayla uyuşmuyor; görülme ihtiyacı okul öncesinde sürer.
Bugünün en sık bölünme nedeni de çalışıldı: ortalama üç yaşında çocuğu olan 170 ailede, ebeveynin telefon ve ekran kullanımıyla kesintiye uğrayan etkileşimler (araştırmacıların "technoference" dediği durum) çocukta hem dışa vuran (hırçınlık, karşı gelme) hem içe dönen (kaygı, içe kapanma) davranışlarla ilişkiliydi. Yazarlar yönün henüz net olmadığını, zor çocuğun da ebeveyni telefona itebileceğini not ediyor (McDaniel ve Radesky, 2018). Ama "anne bak"ın en çok telefon elinizdeyken duyulması tesadüf değil.
Ne Yapabiliriz? Kısa Temas
Her seferinde uzun uzun konuşmak gerekmez; iki saniyelik bir temas çok şey değiştirir.
- Göz teması, küçük bir gülümseme: Çocuğun beynine giden mesaj "yaptığım şey görüldü"dür. Bu mesaj gittiğinde tekrar çoğu zaman kendiliğinden azalır.
- Ne gördüğünüzü söyleyin: "Evet, gördüm. Çok hızlı zıpladın." Değerlendirme ("aferin, harika") yerine betimleme. Çocuk, yaptığının gerçekten görüldüğünü ancak ayrıntıdan anlar. Çabayı görmenin özgüvene etkisini özgüven geliştiren oyunlar yazısında anlattık.
- "Bak" demeden önce görün: Çocuk sessizce kule yaparken yanına gidip "dördüncü katı çıkardın, gördüm" demek, çağrı gelmeden teması vermektir. Görülmek için seslenmesi gerekmeyen çocuk daha az seslenir.
- Telefondaysanız dürüst olun: "Şu an mesaj yazıyorum, bitince bakacağım." Sonra mutlaka bakın. "Hı hı" diyerek bakmış gibi yapmak, çocuğun bir sonraki çağrıyı daha yüksek sesle yapmasının en kısa yoludur.
- Günde on dakika bölünmemiş oyun: Telefon başka odada, oyunu çocuk yönetir, siz izler ve eşlik edersiniz. Bu on dakika, gün içindeki yüz "anne bak"ın çoğunu önden karşılar. Evde oyun saatinin nasıl kurulduğunu evde oyun terapisi uygulanır mı? yazısında ele aldık.
Oyun Odasında Ne Yapıyoruz?
Oyun terapisinde çocuğa yöneltilen en temel cümleler tam da bu ihtiyaca karşılık gelir: "Kuleyi yükseltiyorsun." "Arabayı kuma gömdün." Terapist övmez, yönlendirmez; gördüğünü söyler. Çocuk, bir yetişkinin bütün dikkatiyle görüldüğü elli dakikayı haftada bir yaşar ve bu deneyim evdeki "anne bak" döngüsünü de yumuşatır. Bu izleme dilini çocuk merkezli oyun terapisi yazısında anlattık; aynı cümleler evde de kullanılabilir.
Ne Zaman Endişelenmeli?
"Anne bak" normaldir ve büyüdükçe azalır. Şu durumlarda bir uzmanla konuşmak iyi gelir: çocuk hiçbir şeyi onay almadan yapamıyor ve "doğru mu yaptım?" sorusu her etkinlikte tekrarlanıyorsa; çağrı kardeş doğumu, kreşe başlama ya da taşınma gibi bir değişimden sonra aniden arttıysa; görülmediğinde her seferinde krize dönüşüyorsa; ya da çocuk sizden bir an ayrılamıyorsa. Son durumu anneye yapışan çocuk, kardeşle ilgili olanı kardeş kıskançlığı yazılarında ele aldık. Oyun terapisi ve ebeveyn görüşmeleri için bize ulaşabilirsiniz.
Kısaca
Sürekli "anne bak" diyen çocuk dikkat çekmiyor; öğreniyor ve bağ kuruyor. Sorduğu şey "beni gördün mü, bu önemli mi, benimle misin?"dir. Araştırmalar görülmenin bebeklikten itibaren bedensel bir ihtiyaç olduğunu, duyarlılığın tutarlı olması gerektiğini ve telefonla bölünen ilginin çocuk davranışıyla ilişkili olduğunu gösteriyor. Çözüm uzun konuşma değil, kısa temas: göz teması, bir gülümseme ve ne gördüğünüzü söyleyen tek cümle. Çocuklar tekrar ettiklerinde bizi zorlayabilir; ama o an çoğu zaman beynin öğrenme anıdır. Ve bazen bir çocuğun ihtiyacı olan tek şey şudur: "Gördüm seni."
Kaynaklar
- Jones-Mason, K., Alkon, A., Coccia, M. ve Bush, N. R. (2018). Autonomic nervous system functioning assessed during the Still-Face Paradigm: A meta-analysis and systematic review of methods, approach and findings. Developmental Review, 50(Pt B), 113-139. PubMed 33707809
- Landry, S. H., Smith, K. E., Swank, P. R., Assel, M. A. ve Vellet, S. (2001). Does early responsive parenting have a special importance for children's development or is consistency across early childhood necessary? Developmental Psychology, 37(3), 387-403. PubMed 11370914
- McDaniel, B. T. ve Radesky, J. S. (2018). Technoference: Parent distraction with technology and associations with child behavior problems. Child Development, 89(1), 100-109. PubMed 28493400

